Genel

İngilizce Düşünmek: 5 Adımda İngilizce Düşünmek

İngilizce düşünmek dendiği zaman çoğu kişinin aklına bunun mümkün olmadığı, sadece anadili İngilizce olanların İngilizce düşünebileceği gelir.

Fakat gerçekte durum böyle değildir. İngilizce öğrenen insanlar için İngilizceyi doğru konuşabilmek için gerekli dönüm noktası İngilizce düşünmektir.

Araştırmalar göstermekte ki, İngilizce öğrenirken ve hatta İngilizce konuşurken insanlar kendilerine farklı bir kimlik yaratırlar ve konuştukları süre zarfında bu kimlikle hareket ederler. Ama bu farklı kimlik İngilizce düşünmekle çok da alakası olmayan bir konu.

İngilizce düşünmek sizin duygu ve düşünce hayatınızı değiştirmeyecek ya da kişiliğinizi etkilemeyecektir.

Ayırt edilmesi gereken kavramlar vardır ve biz de yazımızda bu kavramlara yer vermeye çalışacağız.

İngilizce Düşünmek Neden Önemlidir?  

Öğrendiğiniz dili çoğu insanın konuştuğu bir yerde yaşıyorsanız, dili her gün birkaç saat kullanma şansınız olacaktır.

Dolayısıyla o dil yani bizim durumumuzda İngilizce, “iç konuşmanızın” bir parçası haline gelebilir. Başka bir deyişle, o dilde düşünmeye başlarsınız. Zihniniz, bir şeyleri ana dilinizden ikinci dile çevirmeye çalışmayı bırakır.

Ancak eğer İngilizcenin ana dil olmadığı yerlerde yaşıyorsanız, İngilizce pratik yapmak için pek şansınız olmayabilir. Hatta kendi kendinize öğrenmek durumunda kalabilirsiniz.

Konuştuğunuz zamanlar, konuşmak istediğinizden daha yavaş olabilir. Bunun nedeni ise, zihninizin hala Türkçeden çeviri yapıyor olmasıdır. Bu şekilde çeviriler yaparak konuşmaya çabaladığınızda da söylediğiniz şeyler karşınızdakine son derece yapay gelebilmektedir. Çünkü İngilizce de diğer tüm diller gibi kendine özgü bir yapıya sahiptir.

İyi haber şu ki, İngilizce düşünmek sizi akıcılığa büyük bir adım daha yaklaştırabilir! Çok zor değil ama bilinçli çaba ve pratik gerektirir.

Bu durumda sizin ulaşmanız gereken seviye, konuşmadan önce nasıl ki anadilinizde yani Türkçede refleksif bir şekilde düşüncelerle söyledikleriniz birbirini takip ediyorsa, İngilizcede de aynı süreci yaşamaktır.

Ancak bu durumda gerçek anlamda akıcı ve anlaşılır bir İngilizce üretebilirsiniz. İngilizce seviyeleri için farklı kaynakları takip etmek ve her seviyede nasıl İngilizcenin daha iyi ilerletilebileceğini görmek, İngilizce düşünmek için önemlidir.

İngilizce Düşünmek Türkçeyi Unutturur mu?    

Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi, İngilizce düşünmenin anadili yani Türkçeyi unutturacağına ya da bozacağına dair endişeler olabilmektedir. Fakat bu endişelerin yersiz olduğunu söylemekte fayda var.

İngilizce düşünmenizin Türkçenizi bozması için sizin sadece İngilizce konuşacağınız ortamlarda değil, Türkçe konuşmanız gereken durumlarda da İngilizce düşünmeye devam etmeniz gerekiyor. Ancak bu durumda zihniniz dilinizden Türkçe çıkmasını beklediğiniz bazı kelime ya da cümleleri İngilizce olarak çağırır.

Arkadaş ya da aile çevresi tarafından yadırganabilen bu duruma engel olmak da sizin elinizde. Düşüncelerinizi kontrol etmek ve sadece İngilizce konuşmanızı gerektirecek yerlerde kendinizi İngilizce düşünmeye adapte etmeniz gerekiyor.

İngilizce Düşünmenin 5 Yolu Nedir?       

İngilizce düşünmenin İngilizce öğrenmek üzerinde etkilerinden ve tüm olumlu yanlarından bahsetmişken, elbette bunu sağlamanın en kolay ve kalıcı yollarını da size ileteceğiz.

İngilizce düşünebilmeniz için gerekli adımları ya da yöntemleri aşağıda listeledik.

1.     Tekil Sözcükler ile İngilizce Düşünmek         

Uzmanların çoğu, İngilizce düşünmeye küçük parçalardan başlamanın en iyisi olduğuna dikkat çekmekte. Yani sizin için İngilizce düşünmeye başlarken atılacak en iyi ilk adım; tek tek kelimelerle düşünmektir.

Peki bu ne anlama geliyor? Etrafınıza baktığınızda gördüğünüz her şey aslında sizin için birer kaynaktır. Çevrenizde gördüğünüz tüm nesnelerin İngilizce isimlerini aklınızda tutmaya çalışabilir ve bu nesneleri her gördüğünüzde onlara isimler verebilirsiniz.

Araştırmacılar, insanların çevrelerinde gördükleri nesneleri İngilizce isimlendirdikçe bunun daha çok bir alışkanlık haline geleceğini söylüyorlar.

Bu sayede düşüncelerinizin aklınızda İngilizce şekilleneceğini ve etrafınıza baktıkça gördüklerinizin örneğin bilgisayar, telefon, sandalye, masa yerine; computer, phone, chair, table halini alacağını belirtiyorlar.

Önce isimlerle başlanması ve ardından bu isimlere fiillerin eklenmesi de öneriliyor.

Bunu da özellikle sabah uyandığınızda veya uyumadan önce yapmanız söylüyor.

Bu tür alıştırmaları öneren başka araştırmacılar ve öğretmenler de önermekte. Zira ilk başlarda gramer kuralları olmadan düşünmek, büyük bir avantaj sağlıyor.

Örneğin, sabah uyandığınızda aşağıdaki gibi kelimeler düşünün:

Bed, toothbrush, bathroom, eat, banana, coffee, clothes, shoes.

Sonra işe gittiğinizde, aşağıdaki gibi kelimeler düşünün:

car, job, company, desk, computer, paper, pencil, colleague, boss

Gün boyunca gördüğünüz, duyduğunuz ve yaptığınız her şey için tek tek İngilizce kelimeleri düşünmeye devam edin. Bu alıştırmayı deneyerek elinizden gelenin en iyisini yapabilir ve her seferinde daha fazla kelime düşünebilirsiniz.

2.     Duyulan Cümleleri İngilizceye Çevirmek                                                                 

Bir sonraki alıştırma basit cümlelerle düşünmek ve duyulan cümleleri de İngilizceye çevirmektir.

Örneğin, bir parkta otururken kendinize “Ne kadar güzel bir gün” ve “İnsanlar arkadaşlarıyla spor yapıyor” gibi şeyler söyleyebilirsiniz.

Bu sizin için kolay hale geldiğinde daha zor cümlelere geçebilirsiniz.

Etrafınızda, haberlerde, dizilerde duyduğunuz cümleleri içinizden İngilizceye çevirdiğiniz zaman bu sizin için otomatikleşecek ve zamanla İngilizce düşünmeniz kolaylaşacaktır. Bu sebeple etrafta duyduğunuz cümleleri İngilizceye çevirmeniz önerimizdir.

3.     İngilizce Biçimde Rüya Görmek ya da Hayal Kurmak                                                         

İkinci bir dilde rüya görmeye devam ettiğinizde akıcı olduğunuzu bildiğiniz söylenir. Yoksa bu sadece bir şehir efsanesi mi? 1980’lerde Kanadalı bir araştırma psikoloğu, rüyalarında Fransızca konuşan Fransızca öğrencilerinin, bilmeyen öğrencilere göre daha hızlı ilerleme kaydettiğini keşfetti. O zamandan beri, psikologlar ve diğer bilim adamları rüya görmek ve dil öğrenmek arasındaki bağlantıyı araştırmaya başladılar. Sorun ise, rüya gördüğümüzde tam olarak neler olduğunun tam olarak tespit edilmesinin son derece zor olmasıdır.

Bazı insanlar rüyalarında akıcı bir şekilde İngilizce konuşmaktan bahsederler ama sorun, hayallerin ya da rüyaların yeterince güvenilir tanıklar olmamasıdır.

İnsanlar gerçekten İngilizce rüya mı görüyor yoksa sadece hayal mi ediyorlar? İnsanların çoğu zaman dili akıcı bir şekilde “konuştuklarını” düşündükleri rüyalar gördükleri, ancak aslında sadece kendi dilleri ile bildikleri kelimelerin yeni dilde bir karışımını söyledikleri ortaya çıktı.

Gerçekten İngilizce hayal kuranlar için ise bu durum, o kültüre ve dile ait hissetme arzusunu ifade edebiliyor. Her ne olursa olsun, İngilizce hayal kurmak ya da rüya görmek son derece olumlu bir İngilizce düşünme aşaması.

4.     İngilizce Hafıza Test Oyunları Oynamak       

Özellikle küçük çocuklar büyüdükçe ve okul çağına doğru ilerlerken, oynayarak öğrenmenin önemi artar. Oyunlar ve aktiviteler yoluyla çocuklar hayal güçlerini geliştirebilir, dinleme yeteneklerini geliştirebilir ve gelecekteki gelişimlerine yardımcı olacak önemli bilişsel beceriler geliştirebilirler. Hafıza oyunları da bunun vazgeçilmez bir parçasıdır.

Herkes aslında hayatında en az bir kez bir çeşit hafıza oyunu oynamıştır. İster iskambil kullanarak basit eşleştirme oyunları olsun, ister bulmaca çözmek olsun; bu oyunların tümünde oyuncuların oyunu tamamlamak için hafızalarını kullanması gerekmektedir ve bunu yaparken de temel beceriler gelişmektedir.

Peki hafıza oyunları zihinsel becerilerin gelişmesine nasıl yardımcı olur?

Hafıza oyunları oynamak dikkat, konsantrasyon ve odaklanma gibi diğer beyin işlevlerini geliştirebilir. Hafıza oyunları eleştirel düşünceye yer verir ve bu da sizin detaylara olan dikkatinizi arttırmanıza yardımcı olur.

Hafıza oyunları görsel tanımayı geliştirebilir. Farklılıkları tespit etmeye dayalı veya iki ilgili görüntüyü birbirine bağlayan birçok hafıza oyunu ile çocuklar görsel farkındalıklarını geliştirirler. Bu, görüntüleri birbirinden ayırt etmede hızlanmaya yol açacaktır.

Kısa süreli hafıza, hafıza oyunları oynamanın anahtarıdır ve bunları sık sık oynamak bu alandaki işlevi geliştirecektir. İyi bir kısa süreli hafıza, bir kişinin uzun süreli hafızasını da geliştirebilir. Her ikisi de bağlantılıdır ve bir şeyleri kısa süreli hafızanızdan uzun süreli hafızaya taşıyabilmek, diğer alanlardaki öğrenmeyi de geliştirebilecektir.

Hafıza oyunlarının sizin gelişiminize katkı sağlayacağı son ve en önemli avantajı da kelime ezberlemektir. Hafıza oyunları sayesinde kelime ezberlemek sıkıcı olmaktan çıkacak ve kelimelerin hafızanızda kalıcılığı artacaktır.

5.     Aynada İngilizce Konuşmak                                                             

Birçok insan için aynalar basit ev eşyalarıdır. Ama daha iyi çalışmanıza yardımcı olmak için de kullanılabileceklerini biliyor muydunuz?

Sadece sunumlar için güven oluşturmanıza ve konuşma pratiği yapmanıza yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda telaffuzunuzu iyileştirmenize ve İngilizce düşünmeye başlamanıza da yardımcı olabilir.

Yol göstermesi adına, İngilizcenizi geliştirmenize yardımcı olacak üç ayna çalışma püf noktasını bir araya getirdik.

1. Telaffuzunuzu görselleştirin

Ağzınızın şekli, konuştuğunuz kelimelerde önemli bir rol oynar. Bir ayna kullanmak, telaffuz etmekte zorlandığınız sesleri veya kelimeleri pratik yapmanıza yardımcı olabilir.

Ağzınızın şeklini izleyebilir ve anadili İngilizce olanlardan gözlemlediğiniz gibi şekillendirmeye çalışabilirsiniz.

2. Rol yapma pratiği yapın

Kendi kendinize konuşmak kulağa tuhaf gelebilir, ancak herkesin İngilizce konuşabileceği birinden yardım alma şansı bulunmamaktadır. Bu nedenle, İngilizce konuşmanızın nasıl hissettirdiğini ya da göründüğünü deneyimlemek için bir ayna kullanmak faydalı olabilir.

Pratik yapacak bir partneriniz yoksa aynanın önünde konuşmalarla rol oynayabilirsiniz. Bir şekilde konuşurken aynadaki görüntünüze bakmak, size sohbet ettiğiniz fikrini verebilir.

Aynaya bakarak yüksek sesle konuşmak hem akıcılığa hem de telaffuza yardımcı olacaktır.

3. Kendinize güveninizi oluşturun

Aynanın önünde kendinize motive edici ifadeler söyleyin. Kişisel gelişim uzmanları, aynadaki yansımanıza “Bunu yapabilirim”, “Hayalime ulaşacağım” veya “Hazırım” gibi ifadeleri kullanmanızın, kendinize güveninizi pekiştireceğini ve ruh halinizi iyileştirebileceğini söylemektedir.

Facebook Yorumları
Daha Fazla Göster

Oğuz Sezgin

Bir bilim sever ve kimyager olarak, internetteki eksikliği görerek Gerçek Bilim’i 2012'de kurdum. Bu sitede gördüğünüz pek çok bilim ve teknoloji haberini oldukça ciddi kaynaklardan toplayarak sizin için araştırıyor, çeviriyor ve geliştiriyorum. Gerçek Bilim'deki diğer yazarlar ve ben, her gün baş döndürücü şekilde gelişen bilim ve teknoloji haberlerini size aktarmaktan kıvanç duyarız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu