Sorting by

×
BilimGenel

Özel Ders Alırken Verimi Artırmanın Yolları

Bir derste zorlandığınızda akla gelen ilk çözümlerden biri genellikle bir özel ders platformu üzerinden uygun bir öğretmenle çalışmak oluyor. Özellikle matematik, fizik, yabancı dil veya sınava hazırlık gibi konularda birebir çalışmanın daha hızlı ilerleme sağlayabileceği düşünülüyor. Bu düşüncede haklılık payı var; ancak özel ders almak, tek başına başarı garantisi anlamına gelmiyor.

Asıl mesele, öğrencinin ihtiyacına uygun öğretmeni bulması ve ders sırasında yapılan çalışmayı ders sonrasında da devam ettirebilmesi. İyi bir öğretmen yanlış yaptığınız yeri gösterebilir, konuyu başka bir açıdan anlatabilir ve çalışma planınızı düzenleyebilir. Fakat öğrenci tarafında da sürecin bir parçası olmak gerekiyor.

Özel ders gerçekten ne zaman faydalı olur?

Her öğrencinin özel derse ihtiyacı aynı nedenle ortaya çıkmıyor. Kimi öğrenci bir konunun temelini anlamakta zorlanıyor, kimi öğrenci soru çözerken sürekli aynı hatayı yapıyor, kimi ise tek başına çalışırken nereden başlayacağını bilemiyor.

Bu nedenle “Özel ders almalı mıyım?” sorusundan önce biraz daha farklı bir soru sormak faydalı olabilir:

“Şu anda tam olarak nerede zorlanıyorum?”

  • Konuyu anlamakta mı zorlanıyorum?
  • Soruları çözerken mi takılıyorum?
  • Düzenli çalışmakta mı zorlanıyorum?
  • Sınava hazırlanırken zamanımı doğru kullanamıyor muyum?
  • Tek başıma çalışırken hangi konudan başlayacağımı bilmiyor muyum?

Sorunun kaynağı netleştiğinde öğretmen seçmek de kolaylaşıyor. Çünkü her öğretmenin anlatım tarzı ve uzmanlık alanı aynı değil.

Doğru öğretmeni seçerken nelere bakılmalı?

Bence özel ders sürecinin en kritik noktası burası. Saatlik ücret veya profil fotoğrafı elbette karar verirken dikkate alınabilir; fakat tek başına yeterli kriterler değil.

1. Dersin seviyesi ve amacı

Örneğin ilkokul seviyesinde matematik desteği arayan bir öğrencinin ihtiyacı ile AYT matematik için hazırlanan bir öğrencinin ihtiyacı aynı değil. Öğretmenin özellikle sizin seviyenizde ve hedefinizde deneyimli olması önemli.

2. Anlatım tarzı

Bazı öğretmenler konuyu uzun uzun anlatarak ilerler, bazıları soru üzerinden gider. Bazı öğrenciler sakin ve yavaş anlatımdan daha fazla verim alırken bazıları daha tempolu dersleri tercih eder.

Bu nedenle mümkünse öğretmenin profilini ve ders yaklaşımını önceden incelemek iyi bir fikir.

3. İletişim

Özel ders birebir bir çalışma olduğu için iletişim de dersin önemli bir parçası. Öğrencinin anlamadığı noktayı rahatça sorabilmesi, öğretmenin de gerektiğinde anlatım biçimini değiştirebilmesi gerekiyor.

Öğretmen ararken farklı branş ve seviyelerdeki profilleri karşılaştırmak için HocaBurada gibi özel ders platformlarından yararlanabilirsiniz.

Ders sırasında öğrenci ne yapmalı?

Özel dersin en sık yapılan hatalarından biri, öğrencinin bütün dersi pasif şekilde dinlemesi. Öğretmen anlatıyor, öğrenci not alıyor ve ders bitiyor.

Oysa özellikle sayısal derslerde öğrencinin mümkün olduğunca sürecin içinde olması gerekiyor.

  • Anlamadığınız yerde soru sorun.
  • Çözümü öğretmenin yapmasını beklemek yerine önce kendiniz deneyin.
  • Yanlış yaptığınız soruları ayrı bir yerde toplayın.
  • Ders sonunda bir sonraki çalışmanızın ne olacağını netleştirin.

Ders sırasında bir soruyu yanlış yapmak aslında kötü bir şey değil. Tam tersine, öğretmenin sizin nerede zorlandığınızı görmesi için oldukça değerli bir fırsat.

Ders bittikten sonra asıl çalışma başlıyor

Bir saatlik dersin etkisi, çoğu zaman o bir saatin dışında ne yaptığınızla belirleniyor. Öğretmen konuyu anlatmış olabilir; fakat konu öğrencinin zihninde ancak tekrar edildiğinde ve farklı sorular üzerinde uygulandığında gerçekten oturuyor.

Bu nedenle ders sonrasında küçük ama düzenli bir tekrar planı oluşturmak daha gerçekçi olabilir.

  • Ders notlarını aynı gün kısa bir kez gözden geçirmek
  • Çözülemeyen soruları tekrar denemek
  • Benzer seviyede birkaç soru çözmek
  • Bir sonraki derse kadar oluşan soruları not etmek

Saatlerce çalışmak her zaman daha iyi sonuç anlamına gelmiyor. Düzenli ve sürdürülebilir bir çalışma alışkanlığı çoğu öğrencinin işini daha fazla kolaylaştırabilir.

Online özel ders mi, yüz yüze özel ders mi?

Bu konuda herkes için geçerli tek bir cevap yok.

Online dersin en büyük avantajlarından biri zaman. Öğrencinin ve öğretmenin farklı şehirlerde olması bile ders yapmaya engel olmayabiliyor. Yolculuk için harcanan zaman ortadan kalktığında ders programını günlük hayata yerleştirmek de kolaylaşabiliyor.

Yüz yüze ders ise bazı öğrenciler için daha odaklayıcı olabilir. Özellikle küçük yaş grubundaki öğrencilerde veya uzun süre ekran karşısında kalmak istemeyenlerde yüz yüze seçenek daha rahat gelebilir.

Online ders tercih edilecekse öğretmenin kullandığı yöntemi ve dersin nasıl yürütüldüğünü önceden öğrenmek faydalı. Farklı öğretmenlerin online özel ders seçeneklerine de bakılabilir.

Özel dersin verimli olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Bir süre ders aldıktan sonra hâlâ aynı yerde olduğunuzu hissediyorsanız, sadece daha fazla ders almak çözüm olmayabilir. Önce yöntemi değerlendirmek gerekir.

Kendinize şu soruları sorabilirsiniz:

  • Derslerden sonra konuları daha rahat açıklayabiliyor musunuz?
  • Daha önce yapamadığınız soru tiplerinde ilerleme var mı?
  • Çalışma düzeniniz daha planlı hale geldi mi?
  • Eksiklerinizi artık daha net görebiliyor musunuz?

Bu soruların çoğuna olumlu cevap verebiliyorsanız doğru yönde ilerliyorsunuz demektir.

Cevaplar sürekli olumsuzsa öğretmenle iletişim kurup yöntemi değiştirmek veya ihtiyaçlarınıza daha uygun başka bir öğretmeni değerlendirmek mantıklı olabilir.

Sonuç: İyi öğretmen önemli, ama tek başına yeterli değil

Özel ders, öğrencinin eksiklerini daha hızlı fark etmesine ve birebir destek almasına yardımcı olabilir. Fakat ortaya çıkacak sonuç yalnızca öğretmene bağlı değil.

Doğru öğretmeni bulmak, derste aktif olmak, ders sonrasında tekrar yapmak ve düzenli çalışmak bir bütün olarak düşünüldüğünde özel dersten alınan verim ciddi şekilde değişebilir.

Kısacası iyi bir öğretmen size yolu gösterebilir. O yolda ilerlemek ise hâlâ öğrencinin işi.

Daha Fazla Göster

Oğuz Sezgin

Bir bilim sever ve kimyager olarak, internetteki Türkçe kaynak eksikliği görerek Gerçek Bilim’i 2012'de kurdum. Bu sitede gördüğünüz pek çok bilim ve teknoloji haberini ciddi kaynaklardan toplayarak sizin için araştırıyor, çeviriyor ve derliyorum. Gerçek Bilim'deki diğer yazarlar ve ben, her gün baş döndürücü şekilde gelişen bilim ve teknoloji haberlerini size aktarmaktan kıvanç duyarız.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Başa dön tuşu