Astronomiİlginç BilimÜtopyaUzay-Zaman

Güneş Sisteminde, Dünya Dışı Yaşama Ev Sahipliği Yapabilecek 4 Farklı Dünya

Gezegenimiz güneş sistemin yaşamın oluşması için bütün içerikleri barındırıyor. Bu temel içerikleri sıralayacak olursak;su, enerji kaynağı, biyolojik açıdan faydalı elementler ve moleküller denilebilir. Fakat geçtiğimiz günlerde Venüs’ün bulutlarında fosfin içeriğinin bulunmasıyla Güneş Sistemi’nde yaşam olma olasılığına sahip gezegen ve uydulara, yeni bir gezegenin eklenmesine neden oldu. Güneş Sistemi’nden hangi gezegen veya uydularda yaşam bulunabilir hiç düşündünüz mü?

Mars

Güneş Sistemi’nde Dünya’ya en benzeyen gezegenlerden biri Mars’tır. Mars’ta bir gün 24,5 saat sürer ve buna bir Mars günü yani “sol” denir. Mars’da mevsimleri boyu kutuplarda genişleyen ve büzülen kutup buz şapkaları bulunur. Ayrıca geçmişte akan sular tarafından aşındırılmış dere yatakları gibi doğa şekilleri bulunmaktır.

Mars’ın güney kutbundaki buz ve metanın tespitiyle, Mars enteresan bir yaşam adayı oldu. Metan biyolojik prosesler sonucu üretildiğinden önemlidir. Buna rağmen Mars’daki metanın gerçek kaynağı henüz bilinmiyor.

Belki bir zamanlar Mars yaşam için çok daha elverişliydi. Fakat bugün büyük kısmı karbondioksitten oluşan kuru ve ince bir atmosfere sahip. Bundan dolayı güneş ve kozmik radyasyondan korunmuyor. Tabi eğer Mars’ın yüzeyinde halen bir miktar su rezervi varsa, hayat olmaması için bir neden yok.

Europa

Europa ilk olarakGalileo Galilei tarafından 1610 yılında keşfedildi. Jüpiter’in 3 büyük ayından biri olan Europa, Dünya’mızın Ay’ından biraz küçüktür. Ayrıca Jüpiter’den 670,000 km uzakta ve 3.5 günde bir dönmektedir.

Ayrıca Europa,  Jüpiter ve Galileo’un aylarının kütleçekim etkileri nedeniyle sürekli sıkıştırılıp, genişletiliyor. Bu prosese gelgit esnemesi de deniyor.

Europa’nın da aynı Dünya gibi jeolojik açıdan aktif olduğu ve gelgit esnemeleri nedeniyle kayalık ve metalik iç kısımlarının kısmen eriyik olduğu düşünülüyor.

Yüzey ise donmuş devasa su buzullarıyla kaplı.Pek çok bilim insanır, bu donmuş yüzeyin altında sıvı halde bir su okyanusu olduğuna inanıyor. 100 kilometreden daha derinde oluşan esneme ısınması nedeniyle bu kısmın donmadığını düşünülüyor.

Bu okyanusa kanıt olarak da, yüzey buzulundaki çatlaklardan zaman zaman fışkıran gayzerler gösteriliyor. Zayıf manyetik alan,kaotik yüzey şekilleri; okyanus akıntıları nedeniyle görülüyor olabilir. Bu buzul kalkanı sayesinde yüzey altındaki okyanus; ekstrem soğuk, uzay boşluğu ve Jüpiter’in şiddetli radyasyon kuşaklarından korunuyor olabilir.

Okyanus dünyasının tabanındaki hidrotermal yarıklar ve okyanus tabanı volkanları akla yatkın geliyor. Dünya’da bu özelliklere sahip yerlerde çok zengin ve çeşitli ekosistemler olduğunu biliyoruz.  

Enceladus

Europa gibi Enceladus’ta buzla kaplı bir ay ve yüzey altında okyanusa sahip. Enceladus Satürn etrafında dönerken, ilk devasa güney kutbu gayzerleri sayesinde bilim insanlarının dikkatini çekti.

İşte bu yüzeydeki dev çatlaklardan su jetleri fışkırarak, Enceladus’un zayıf kütleçekiminden kurtularak uzaya saçılıyor. Bu gayzerler yüzey altı su deposu olduğunun belirgin bir kanıtıdır.

Bu gayzerlerde tespit edilen sadece su değil, bir dizi organik molekülde görüldü. İşte bu yüzey altı okyanusunda suyun temas ettiği kayalıklardan gelmektedir. Bu minik kayaç silikat parçacıklarının çıkması için okyanus tabanının en az 90 0C olması gerekiyor.

Bu, okyanus tabanında hidrotermal yarıkların varlığına dair çok güçlü bir kanıttır ve yaşam için gerekli kimyayı ve yerel enerji kaynaklarını sağlar.

Titan

Titan Satürn’ün en büyük ayıdır ve Güneş Sistemi’nde besleyici bir atmosferi olan tek aydır.  Kalın portakal rengi sisi kompleks organik moleküller ve su yerine metan hava sistemine sahiptir. Tüm mevsimsel yağmurlar,kurak dönemler ve yüzeyde rüzgardan kum tepeleri oluşur.

Bu atmosfer büyük ölçüde yaşam formlarının, protein yapımında kullandığı azottan oluşur. Radar gözlemleri , sıvı metan ve etandan oluşan göller ve derelerin varlığını  ve muhtemel kriyovolkanların(cryovolcano- volkanlara benzeyen fakat lav yerine sıvı su fışkırtan yapılardır)

İşte bu veriler ışığında Titan’ın da aynı Europa ve Enceladus gibi yüzey altı su rezervlerine sahip olduğu düşünülüyor.

Titan Güneş’ten çok uzak olduğundan yüzey sıcaklıkları -180 ˚C’leri bulmaktadır. Yani bu durumda su yüzeyde, sıvı halde bulunamaz. Buna rağmen, Titan yaşam formlarının oluşması için zengin kimyasallar içerir. Titan’ın bu yapısı nedeniyle farklı kimyasallara adapte olmuş organizmalara ev sahipliği yapabileceği düşünülüyor.

Gareth Dorrian ,  Birmingham Üniversitesi ,Uzay Bilimleri Doktora Sonrası Araştırma Görevlisi 

https://www.sciencealert.com/these-are-the-four-worlds-that-looks-most-promising-for-alien-life

Facebook Yorumları
Daha Fazla Göster

Oğuz Sezgin

Bir bilim sever ve kimyager olarak, internetteki eksikliği görerek Gerçek Bilim’i 2012'de kurdum. Bu sitede gördüğünüz pek çok bilim ve teknoloji haberini oldukça ciddi kaynaklardan toplayarak sizin için araştırıyor, çeviriyor ve geliştiriyorum. Gerçek Bilim'deki diğer yazarlar ve ben, her gün baş döndürücü şekilde gelişen bilim ve teknoloji haberlerini size aktarmaktan kıvanç duyarız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu