Perşembe , Ekim 18 2018
Anasayfa / Global Isınma / NASA’da Kim Oluyormuş , Yağmurun Yağışını Uzaydan Nasıl Tahmin Edebilir ?

NASA’da Kim Oluyormuş , Yağmurun Yağışını Uzaydan Nasıl Tahmin Edebilir ?

nasa hava durumu
NASA GPM UYDUSU

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, şimdi de dahilerin çalıştığı ABD’nin resmi uzay kurumu NASA’ya çattı , “NASA’nın meteorolojik hava tahminleri, bizim gerimizde. Bizim teknolojimiz onlardan ileri. NASA da kim oluyor? Onlar global ve kuşbakışı bakıyor iklim verilerine. Biz noktasal ve bölgesel tahminler yapıyoruz. Onların uyduları varsa, bizim de Göktürk’ümüz var.” dedi.

İyi de NASA kim oluyor da , bizim hava durumumuzu bizden iyi biliyor ? 

En son geçtiğimiz ay NASA, Einstein genel rölativite ilkesinde öngördüğü kütleçekim dalgalarını bulan kurum herhalde, yoksa başka bir NASA yok. Ya da 1969 yılı 20 Temmuz’unda Ay’a insanlı araç göndererek, ilk aya inen ülke olma özelliğini taşıyan kurumdan mı bahsediyoruz gerçekten ? Yani sene 1969 ‘dan bahsediyoruz. Ya da 1977’de fırlattığı Voyager 1 uzay aracı güneş sisteminin dışına çıkan en hızlı uzay aracını gönderen NASA’dan mı bahsediyoruz ? Yani 70’lerin teknolojisi ile üretilen bir aracın halen uzayda ilerlemesi ve dünyadan en uzak noktada bulunması ne kadar küçük bir başarıdır. Ya da yıllardır Mars’a uzay aracı yollayarak , 2030 gibi Mars’a insanlı araç yollayacak NASA’dan mı bahsediyoruz .

Fakat bu adamlar bizim hava durumumuzu bizden daha iyi nasıl bilebilir ? 

Peki NASA ne dedi de bakanımız bu kadar kızdı ? NASA Levant bölgesinde bulunan Türkiye’nin 1998 ila 2012 yılları arasında son 900 yıldır gelmiş geçmiş en büyük kuraklığını yaşadığını belirtti. NASA kendi ülkesi ABD için de bir sürü ölçüm yapıyor ve sadece NASA değil NOAA diye hava durumlarını takip eden aktif bir kurumları da var.  Aynı şey geçtiğimiz bir kaç yılda Kaliforniya’da da yaşandı ki, NASA çok büyük bir kuraklık yaşandığını zaten belirtti. Benzeri bir kuraklık ABD’de 70’lerde de yaşanmıştı. Özellikle global ısınma nedeniyle zaten dünyamızda gitgide artan bir kuraklık var.

NASA Türkiye’deki(Akdeniz Bölgesi olarak-Levant) insan yapımı hava değişimine işaret etmeden önce, yaptığı araştırmada Eski Dünya Kuraklık Atlası’ndaki kayıtları incelemiş ve kuraklıklardaki jeolojik dağılımlara bakarak, bu nedenlerini keşfetmişti. NASA’nın mevcut araştırmasının bir parçası olarak geliştirmiş bilgisayar iklimi simülasyonları incelenmişti. İşte bu araştırmanın bir sonucu olarak Akdeniz Bölgesi’nin insan kaynaklı küresel ısınma ile önümüzdeki yıllarda kuraklaşacağını öngörmüştü. 

Sayın Bakan Eroğlu ise ;  Türkiye’de meteoroloji faaliyetlerini 1450 sistem ile takip ettiklerini anlattı. Eroğlu, “Bunlar, 1237 adet otomatik meteoroloji gözlem istasyonu, 78 adet deniz otomatik meteoroloji gözlem istasyonu,72 adet hava alanı otomatik meteoroloji gözlem istasyonu, 10 adet yüksek atmosfer gözlem sistemi, 35 adet yıldırım tespit ve takip sistemi, 16 adet meteoroloji radarı, 2 adet deniz radarından oluşmaktadır” dedi. Tabi bu sistemlerin hepsi hava tahmini yapmaya yarar fakat, bu aşamada giderek azalan yeşil alanlarımız ve artan global ısınma nedeniyle tehdit altında olan bir dünya iklimi göz önünde bulundurulmalı.




Uzaydan Yağmurun, Karın Yağışını Ölçen Uydu Sistemi

2005’den beri NASA ve Japon Uzay Ajansı(JAXA) tarafından geliştirilen yeni uydu GPM,  tüm dünyayı haritalayarak , yağmur ve kar ve fırtına sistemlerini neredeyse eş zamanlı olarak ölçmek için tasarlandı. Global Yağış Ölçümü(The Global Precipitation Measurement –GPM) çekirdek gözlemevi yıllardır geliştirilen bir proje ve 27 Şubat 2014’de uzaya fırlatıldı. Diğer uydularla bağlantı içinde olacak uydu, dünyadan 407 km yüksekte ve ekvatora 65 derece eğik şekilde hareket ediyor. Uydu bu sayede her 2 ila 4 saatte bir gezegenin her hangi bir yerindeki yağmur ve karın yakın gerçek zamanlı gözlemlerini verecek. Bu sayede dünyadaki yağış oranları hakkında daha kapsamlı bilgi alınabilecek. Ayrıca bu sayede yağış oranlarının belirlenmesi zor olan yüksek ve ıssız bölgelerde yağış oranları tespit edilebilecek. Aslında  GPM  bu görevi 1997’ de ilk gönderilen tropik yağışları ölçen uydunun halefi niteliğinde. Daha önce gönderilen TRMM (Tropikal Yağış Ölçüm Görevi) uydusu sayesinde ekstrem hava durumları  hakkında önemli gelişmeler sağlanarak, tropikal fırtınalar hakkında bilgi edinildi.

GPM hafif yağan yağmur veya karı tahmin edebilir orta ile yüksek irtifada gelişmiş ölçümler gerçekleştirebilir. Bunu radar ve mikrodalga sistemleri ile gerçekleştirerek, araştırma ve operasyonu uydularının verilerini harmanlıyor ve sık gözlemler yapıyor.

Peki toplum hava kirliliği veya global ısınmaya ne gibi bir bakış açısıyla bakıyor? 

Gelişmiş ülkelerde tüketiciler araç alırken emisyon oranlarına daha doğrusu çevreyi ne kadar kirlettiğine bakarken biz de ise tam tersi olduğu satışlardan ortaya çıkıyor. Türkiye’de araçlardaki vergilendirme sistemi emisyona göre değil motor hacmine göre yapıldığı için tüketicilerin alımında ilk sırayı çevreyi ne kadar kirlettiği değil aracın fiyatı alıyor. Ağustos 2015 itibariyle Türkiye’de satılan araçların sadece yüzde 10.66’sının emisyon oranları yani ortalama CO2’si (karbondioksit) 100 gr/km ve altında. Bu araçların büyük bölümü de ucuz fiyata sahip küçük motorlu araçlardan oluşuyor. 100 ila 120 gr/km arasında CO2 oranına sahip satılan araçların oranı ise yüzde 41.64. 120 gr/km ve üzeri orana sahip yani çevreyi en çok kirleten araçların satıştaki payı ise yüzde 47.69’ı buluyor. AB’nin hedefinin tüm yeni araçlar için CO2 seviyesini 95 gr/km seviyesinde tutmak olduğu düşünülürse Türkiye’nin bu konuda elini daha hızlı tutması gerekiyor.

Tüketiciler oto alırken en çok tasarıma ve teknolojik özelliklere önem verirken, çevreci özellikler en son sırada yer alıyor. Ankete katılanların seçim kararında tasarım yüzde 46.6’lık oranla ilk sırada geliyor. Otomobilin yakıt tüketimi yüzde 44.4 ve donanım yüzde 39.5’lik oranla tasarımı takip ediyor. Tercihte önem sırası şöyle sıralanıyor: Fiyat (yüzde35.6), kullanım hacmi (yüzde 29.3), güvenlik (yüzde 24.2), ödeme seçenekleri (yüzde 20.9), ikinci el değeri (yüzde 14.7), emisyon (yüzde 4). 

Yani % 96’lık kesim aracın emisyonuna, yani çevreyi ne kadar kirlettiğine bakmıyoruz. Zaten amacımız sonraki nesillere güzel bir ülke bırakmak değil, tam tersi her şeyi tüketmek, kirletmek bitirmek.  Böyle bir bilinç olmayınca eleştirmek bile neye yarıyor ?

Kaynaklar :

http://www.hurriyet.com.tr/veysel-eroglu-nasa-da-kimmis-40080445

http://www.gazetevatan.com/otomobil-alirken-gaz-a-gelmiyoruz–875232-otomobil/

https://www.rt.com/news/338415-turkish-minister-nasa-inadequate/

http://pmm.nasa.gov/resources/faq#t106n57

Facebook Yorumları

Hakkında Oğuz Sezgin

Bir bilim sever ve kimyager olarak, internetteki eksikliği görerek Gerçek Bilim’i 2012'de kurdum. Bu sitede gördüğünüz pek çok bilim ve teknoloji haberini oldukça ciddi kaynaklardan toplayarak sizin için araştırıyor, çeviriyor ve geliştiriyorum. Gerçek Bilim'deki diğer yazarlar ve ben, her gün baş döndürücü şekilde gelişen bilim ve teknoloji haberlerini size aktarmaktan kıvanç duyarız.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bilim İnsanları Tekli Atoma Veri Depolamanın Yolunu Buldular

İnsanlık her geçen gün tonlarca veri ürettiğinden, veri depolama için acilen yeni bir yöntem bulmak …

Bir yorum geldi

  1. Pingback: NASA’da Kim Oluyormuş , Yağmurun Yağışını Uzaydan Nasıl Tahmin Edebilir ? - HaberGaraj.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.