Çarşamba , Eylül 19 2018
Anasayfa / Bilim / Bilim Adamları Sonunda Işığı Maddeye Dönüştürmenin Yolunu Buldular

Bilim Adamları Sonunda Işığı Maddeye Dönüştürmenin Yolunu Buldular

ışıktan maddeye dönüşüm

Londra Imperial Üniversitesi’nden fizikçiler ışığı nasıl maddeye dönüştüreceklerini buldular. 80 yıl öncesinde imkansız olduğu düşünülerek ortaya atılan teori sonunda gerçekleşecek.

Breit ve Wheeler adlı bilim adamları tarafından 1934’ te ortaya sürülen teori, ışığı oluşturan iki foton parçacığını çarpıştırarak, elektron ve pozitron parçacıklarının yaratılabileceğini öngörüyordu. Bu şimdiye kadar ortaya atılan en basit teori olsa da , bugüne kadar hiçbir zaman laboratuarlarda büyük enerjili parçacık oluşumu gözlenmedi.

Fakat Nature Photonics’ te yeni yayınlanan bir araştırma Breit ve Wheeler teorisinin ilk kez pratikte kanıtlanabileceğini belirtiyor. Bu foton-foton çarpıştırıcısı ışığı doğrudan maddeye dönüştürebilme yetisine sahip yeni tip bir yüksek-enerji fiziği deneyi aslında. Bu deney evrenin oluştuğu ilk 100 saniye için oldukça önemli ve bu sayede gama ışını patlamaları görülebilecek. Bu patlamalar evrendeki en büyük patlamalar ve fiziğin bugüne kadar çözülememiş en büyük gizemlerini barındırıyor.

Bilim adamları füzyon enerjisiyle ilişkisiz araştırmalar yaparken, teorinin Breit-Wheeler teorisine uygulanabilirliğini gördüler. Max Planck Enstitüsü’nden teorik fizikçiler Imperial Üniversitesi’yle işbirliği yaparak fizikte bir dönüm noktasına geldiler. Breit-Wheeler teorisi sayesinde ışık maddenin etkileşimine dair bulmacanın son parçası da yerine oturdu. Bulmacanın diğer parçaları üstteki resimde de görebileceğiniz gibi Dirac’ın 1930 teorisi(elektronların yok oluşu) , Einstein’ın 1905’teki  foto elektrik etkisi dahil teoriler birleştirilerek bugün laboratuarda ışıktan madde yaratmanın son aşamasına gelindi. Breit – Wheeler teoriyi ortaya attığında bunun laboratuar ortamında gerçekleşemeyeceğini öngörse de 80 yıl sonra bugünkü teknolojiyle İngiliz laboratuvarlarında bunun mümkün olduğu belirtiliyor.

Çarpıştırıcı(collider) deneyine göre iki adım öne sürülüyor. İlkinde bilim insanların son derece güçlü bir yüksek-yoğunluklu lazer yardımıyla elektronları ışık hızına yakın bir hıza çıkaracaklar. Sonrasında bu elektronları altın bir levhaya ateşleyerek görünen ışıktan milyarlarca kat daha  yüksek enerjili foton ışını yaratacaklar.

Sonraki aşamada hohlraum (boş oda-alm.) adı verilen ufak altın bir kutu var. Bilim insanları bu kutunun yüzeyine yüksek enerjili lazer ateşleyerek, termal radyasyon alanı yaratacaklar, yıldızlardan yayılan ışığa benzer şekilde.

Sonrasında ise birinci aşamada yaratılan foton ışınını kutunun ortasına ışınlayarak, iki farklı kaynaktan gelen fotonların  çarpışarak pozitron ve elektronları oluşturacak. Kutuya ateş edildiğinde elektronların ve pozitronların oluşumu tespit edilebilecek.

Baş araştırmacı plazma fiziğinden doktoralı Oliver Pike ,” Konsept olarak oldukça basit görünmesine rağmen bunu deneysel olarak gerçekleştirmek oldukça zor. Bu nedenle çarpıştırıcıyı yapabilmek için çok hızlı davranarak bugünkü teknolojiye bağlı olarak oldukça kolay bir şekilde deneyi yapabileceğimizi düşünüyoruz. Hohlraum uygulamalarının füzyon araştırmalarındaki geleneksel rolünü bir kenara bıraktığımızda foton çarpıştırıcı yaratmak için en mükemmel kondisyonları yaratabiliyoruz. Deneyi tamamlamak ve uygulamak için bir yarış var,” diyor.

Kaynak : http://www.sciencedaily.com/releases/2014/05/140518164244.htm

Araştırma Referansı :

. J. Pike, F. Mackenroth, E. G. Hill, S. J. Rose. A photon–photon collider in a vacuum hohlraumNature Photonics, 2014; DOI: 10.1038/nphoton.2014.95

 

Facebook Yorumları

Hakkında Oğuz Sezgin

Bir bilim sever ve kimyager olarak, internetteki eksikliği görerek Gerçek Bilim’i 2012'de kurdum. Bu sitede gördüğünüz pek çok bilim ve teknoloji haberini oldukça ciddi kaynaklardan toplayarak sizin için araştırıyor, çeviriyor ve geliştiriyorum. Gerçek Bilim'deki diğer yazarlar ve ben, her gün baş döndürücü şekilde gelişen bilim ve teknoloji haberlerini size aktarmaktan kıvanç duyarız.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Çevreniz Sigarayı Bırakmanıza Engel Oluyor Olabilir

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl sigara kullanımına bağlı ölümlerin sayısının HIV’in, uyuşturucu ve …

7 yorumlar

  1. Tesekkurler.

    YORUM olmamasi ne yazik ki ULKENIN gercegi!

  2. Harika bir makale. Türkçede bu tarz kaynaklar bulmak çok zor. Ellerinize sağlık

  3. Hasani Sabbahi

    Bu gercekten buyuk bir bulus kaldi ki 1934 den beri sure gelen arastirmalar daha yeni meyvalarini vermesi de bizlerin bu nesilde buna taniklik etmemiz gercekten buyuk bir sans dilerim yeni nesil daha bilincli ve bilime asik bir nesil olarak yetisir.
    Bu degerli paylasim icin tesekkurler.

    • Ülkemizde bilime olan önemin artması amacıyla sürekli literatürü takip etmemiz, tümüyle ülkemizde bilim ve teknolojiye olan sevgiye olan inancımızı yitirmediğimiz içindir. Övgü dolu yorumlarınızdan dolayı teşekkür ederiz. Gençliğimizin bilime ilgi duyması ve takip etmesi en büyük kazancımız olacaktır. Bizi takip etmeye devam edin.

  4. deney evrenin ”yaratıldığı” ilk 100 saniye için oldukça önemli

    parantez içine aldığım kısım beni hayal kırıklığına uğrattı. evrenin ”yaratıldığı” bilimsel bir gerçek değildir ve bilimsel bir cümle içinde kullanılması da bilime hakarettir. evrenin ”oluş
    tuğu”, ”varolduğu” gibi kelimeler daha gerçekçi ve bilime uygun olacaktır lütfen bu dayanağı olmayan kanıtsız hatanızı düzeltiniz. ”yaratılış” bir mit konusudur ve imamların, hahamların, pederlerin işidir. evreni anlamaksa bilimin işidir ve birbirine zıt şeylerdir.

    • Işıktan madde elde etmek= günümüz inanışına göre yoktan var etmektir. Einsteinin E=mc2 si. Yani her madde özünde enerjidirin tersten ispatı. Ama anlayana 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.