Perşembe , Temmuz 2 2020

Yıldızlararası Uzaydan Gelen, 19 Yeni Asteroit Daha Bulundu

Oumuamua ilk olarak 2017’de keşfedildiğinde, yıldızlararası uzaydan gelerek Güneş Sistemi’mizi ziyaret eden ilk cisim olarak adlandırıldı. Sonra 2019’da 2I/Borisov keşfedildiğinde ikinci yıldızlararası cisim olarak adlandırıldı. 4,57 milyar yıllık Güneş Sistemi tarihinde acaba bu gök cisimlerinden başka yıldızlararası ziyaretçi yok mu? Öyle görünüyor ki, önümüzdeki yıllarda yeni yıldızlararası nesnelerin keşfine tanık olacağız. Yeni yapılan bir araştırmaya göre,  Güneş Sistemi sadece birkaç milyon yıl yaşındayken, diğer bir yıldızın boyunduruğundan kurtularak sistemimize giren 19 yeni yıldızlararası asteroit daha var.  

“Yıldızların birbirine yakınlığı derken;yıldızların eskiden birbirleri üzerinde çok daha fazla kütleçekimi uyguladığından bahsediyorum. Bu asteroitler bir yıldız sisteminden diğerine doğru çekilebiliyordu, “ diye açıklıyor astronom ve kozmolog Fransa   Observatoire de la Côte d’Azur’dan Fathi Namouni

Fathi Namouni ve Universidade Estadual Paulista’dan astronom  Helena Morais ilk sabit yıldızlararası asteroiti 2018’da buldular. Astronomlar Centaurs(mitolojide insan başlı at) adını verdikleri Jüpiter ile Neptün arasında dolaşan ve çok tuhaf yörüngelere sahip asteroitleri inceliyor.

Bu asteroitlerden biri olan 2015 BZ509, sonradan Kaʻepaokaʻawela adını aldı. Jüpiter’le aynı yörüngede olmasına rağmen, tam tersi yönde dönüyor. Eğer Güneş Sistemi’nin bir parçası olsaydı, diğer her şey gibi aynı yönde dönmesi gerekiyordu. Sonrasında yapılan simülasyonlar sayesinde asteroitin kökenleri keşfedildi.  

Kaʻepaokaʻawela asteroitinin kökeninin yıldızlararası uzay olabileceğini ve Güneş Sistemi tarafından  4,5 milyar yıl önce yakalandığını buldular.

Tuhaf Yörüngelere Sahipler

Yeni yapılan araştırmada Centaurs ve trans-Neptün cisimlerinin, gezegenlerin yörüngesel düzlemine bağlı olarak yüksek yörünge eğimine sahip olduğu ve bu nedenle bazılarının kutup yörüngelerine doğru çekildiklerini açıklandı. Ayrıca  Kaʻepaokaʻawela gibi cisimler de ters yönde dönen yörüngelere sahipler.

“Orta ile yüksek eksantriklikler arasında değişen Centaurs yörüngeleri Güneş Sistemi’nin değişken düzlemi alındığından bir kaç derece eğilebiliyor ve neredeyse 180° ters yönde harekete neden olabilir,” diyor araştırmacılar.

Araştırmada 17 Centaur’un yörünge eğimlerinin 60 dereceden fazla olduğu ve iki nesnenin de trans–neptün nesnesi olduğu belirtiliyor. Araştırmacılar bu cisimlerin bilinen yörüngelerini kullanarak, 4,5 milyar yıl öncesinde olabilecek birkaç yörüngeyi yeniden üreterek birkaç klon simüle etti.

Güneş Sistemi’nin ilk zamanlarında genç yıldızın etrafından nerdeyse düz bir halka vardı bu genç yıldızın büyüme diskiydi. İşte Güneş Sistemi’ndeki tüm cisimler aynı düzlemde, aynı yönde hareket ediyordu.

Fakat araştırmacıların simülasyonlarına göre, 19 asteroit bu düzensiz halkanın bir parçası değildi. Çoğu klon ya Güneşe çarptı ya da Güneş Sistemi’nden dışarı atıldı. Sadece birkaç tanesi gezegenler çarparak durdu. Hatta bazıları stabil yörüngelere sahip oldu. Buna rağmen bu asteroitler halen buradalar ve bütün tuhaflıklarına rağmen modele göre devam ediyorlar.

Fakat bu asteroitlerin stabil yörüngeleri Güneş’in halkasının içinde filizlenmedi. Bu halkanın eteklerinin ötesinde oluşmakla kalmayıp, yörüngeleri de halkaya dik oluştu.

İşte araştırmacılar bu nedenle bu asteroitlerin Güneş Sistemi’nde doğmadığını ,yüksek olasılıkla Güneş’in kütleçekimiyle yakalanmış olabileceğini ifade ediyorlar.

Gelecekte bu asteroitlerin kimyasal ve fiziksel özellikleri çalışılarak, Güneş Sistemi’nde ya da başka bir yıldız sisteminde doğup doğmadığı daha net bir şekilde anlaşılabilir.

Araştırma Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde yayınlandı.

Facebook Yorumları

Bu haber 29982 kez görüntülendi.

Hakkında Oğuz Sezgin

Bir bilim sever ve kimyager olarak, internetteki eksikliği görerek Gerçek Bilim’i 2012'de kurdum. Bu sitede gördüğünüz pek çok bilim ve teknoloji haberini oldukça ciddi kaynaklardan toplayarak sizin için araştırıyor, çeviriyor ve geliştiriyorum. Gerçek Bilim'deki diğer yazarlar ve ben, her gün baş döndürücü şekilde gelişen bilim ve teknoloji haberlerini size aktarmaktan kıvanç duyarız.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Karbon Fiber Sayesinde Kendi Kendini Onaran Kemik Çimentosu Geliştirildi

Kalsiyum fosfat çimentosu ya da kemik çimentosu olarak da bilinen bu madde,tıbbi alanda kırılan kemikleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.