Çarşamba , Kasım 20 2019
Anasayfa / İlginç Bilim / Mutluluk Denklemi : Yeni Denklem Diğerlerinin Şansının Mutluluğumuz Üzerine Etkisini Gösteriyor

Mutluluk Denklemi : Yeni Denklem Diğerlerinin Şansının Mutluluğumuz Üzerine Etkisini Gösteriyor

Yeni geliştirilen mutluluk denklemi,  diğer insanların şansının bizim mutluluğumuzu nasıl etkilediğini ortaya koyuyor. College London Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından 2014’de geliştirilen bu denklem mutlulukta beklentilerin önemine vurgu yaparken, yeni güncellenen versiyonda , diğer insanların talihi de hesaba katıldı.

Nature Communications dergisinde yayınlanan araştırmada , eşitsizliğin ortalamaya vurulduğunda mutluluğu azalttığı keşfedildi. Eğer biri daha yeni tanıştığı birinden daha iyi veya kötü olarak performans sergilendiğinde bu doğruydu. Sübjeler kumar oynayarak para kazanmaya çalıştılar ve diğerlerinin aynı oyunları kazanıp, kazanmadığını gözlemlediler. Ortalama olarak, kişi kumarı kazanır ve partneri kumarı kazanırsa kaybettiğinden daha mutlu oluyordu. Bu fark suçluluk ile ilişkilendirilebilir. Benzer şekilde partnerin kazanmasından ziyade, kaybetmesiyle yaşanan mutluluk kıskançlıkla ilişkilendirilebilir.

“Denklemimiz insanların nasıl sadece kendilerine olandan temel alarak değil de çevresindekilere olanla nasıl mutlu olabildiklerini tam olarak tahmin edebilir. Ortalama olarak eğer birileri bizden az veya çok mutlu olduğunda biz daha az mutlu oluyoruz. Enteresan bir şekilde , başka bir senaryoda bu denklem bireyin diğer bir kişiyle küçük miktarlarda para paylaşması gerektiğinde ne kadar cömert olabileceğini gösteriyor. Temel olarak eşitsizlik onların mutluluğunu etkiliyor, böylece bireylerin ne kadar özgecil(fedakar) olabileceklerini tahmin edebiliyoruz,”diyor araştırmanın yardımcı yazarlarından College London Üniversitesi Nöroloji Enstitüsü ve Mac Planck UCL Bilgisayarlı Psikiyatri ve Yaşlanma Araştırması Merkezi’nden Dr Robb Rutledge.




Araştırma için, küçük gruplar halinde birkaç görev tamamladığını bilmeyen 47 gönüllü alındı. Bir görevde , kişiye sadece yeni tanıştığı biriyle isimsiz bir şekilde küçük miktarda para bölüşmeleri istendi. Diğer bir görevde , kazan-kaybet ilkesiyle paralı kumar oynamaları ve diğer insanın aynı oyundaki talihine göre fikir belirtmeleri soruldu. Bu şekilde sübjeler sosyal partnerleriyle aynı veya farklı getirilere sahip oldu. Bazen daha fazla , bazen de daha azaldılar. Bu deneyle , katılımcılara düzenli aralıklarla ne kadar mutlu oldukları soruldu.

Sonuçlar gösterdi ki, insanın cömertliği partnerinin kim olduğuna veya tercih ettikleri partnerden bağımsızdır. Bu da insanların diğer oyuncu hakkındaki özel hislerinde göre değil de, dengeli davranışlarına göre hareket ettiği anlaşıldı.

mutluluk denklemi

Ortalama olarak insanların mutluluğu diğerlerinden daha fazla aldığında daha çok etkileniyor, bu nedenle suçluluk duygusuyla paralarının % 30’unu hediye ediyorlar. Fakat bu kişiler diğerlerinden daha az aldığında, bu kıskançlıkla ilişkilendirilebilir sadece %10 veriyorlar.

“Sonuçlarımız, yabancılara karşı cömertlikle günlük hayatta yaşadığımız eşitsizliklerin mutluluğumuzu nasıl etkilediği arasındaki ilişkiyi gösteriyor,” diyor UCL Nöroloji Enstitüsü’nden Archy de Berker. “İnsanlar farklı bir görevde eşitsizlik olduğunda hiçbir kıskançlık olmadan paralarının yarısını verebiliyorlar. Buna karşın, bütün parayı kendilerine ayıranlar hiçbir suçluluk duygusu sergilemezken, daha çok kıskançlık sergiliyorlar. Bu araştırma, insanların cömertliği ile eşitsizliklerin mutluluklarını nasıl etkilediği arasındaki doğrudan bağlantıyı ilk kez gözler önüne seriyor. Ekonomistler bazı insanların neden daha cömert olduğunu açıklamakta zorluk çekerken, yaptığımız deneyler bir açıklama getiriyor.

Bu görev empatiyi ölçmede yararlı bir yöntem olduğunu kanıtlayabilir ve sosyal bozukluklara bir bakış açısı sunabilir örneğin ; sınır kişilik bozukluğu gibi. Bu metotlar sayesinde sosyal bozuklukları daha iyi anlayabiliriz, örneğin diğerlerinin acısını anlamada yaşanan kayıtsızlık gibi,” diyor.

Kaynak : https://www.sciencedaily.com/releases/2016/06/160614083116.htm

Referansı :

  1. Robb B. Rutledge, Archy O. de Berker, Svenja Espenhahn, Peter Dayan, Raymond J. Dolan. The social contingency of momentary subjective well-being. Nature Communications, 2016; 7: 11825 DOI:10.1038/ncomms11825

 

Facebook Yorumları

Bu haber 700 kez görüntülendi.

Hakkında Oğuz Sezgin

Bir bilim sever ve kimyager olarak, internetteki eksikliği görerek Gerçek Bilim’i 2012'de kurdum. Bu sitede gördüğünüz pek çok bilim ve teknoloji haberini oldukça ciddi kaynaklardan toplayarak sizin için araştırıyor, çeviriyor ve geliştiriyorum. Gerçek Bilim'deki diğer yazarlar ve ben, her gün baş döndürücü şekilde gelişen bilim ve teknoloji haberlerini size aktarmaktan kıvanç duyarız.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İnme Hastalarında İlaçlar Beyne Nano-parçacıklarla Taşınabilir

Yeni geliştirilen nanoparçacıklar inme geçiren hastaların erken evrelerinde, beyne hayat kurtarıcı ilaçların taşınmasında kullanılabilir. Manchester …

2 yorumlar

  1. ilginize iyiliğinize çok teşekkür ederim sizin gibi ilim bilgi sevenlere yeni haber eklediğinizde sitenin bilgilendirebileceği email kayıt linki eklerseniz ilk abone ben olmak isterim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.