
Dünya’da bugüne kadar en uzun yaşayan insan olduğu doğrulanmış Maria Branyas 2024’de vefat ettiğinde tam 117 yıl ve 168 gün yaşamıştı. Uzun yaşamanın sırrını araştıran bilim insanları ulaştığı sonuçlar ise oldukça şaşırtıcı çıktı.
Josep Carreras Lösemi Araştırma Enstitüsü’nün Kanser Epigenetiği Grubu başkanı Dr. Manel Esteller liderliğindeki bir ekip, araştırmacıların bir süper asırlık kişi üzerinde bugüne kadar yapılmış en kapsamlı çalışma olarak tanımladıkları çalışmanın, hakem denetiminden geçmiş nihai sonuçlarını yayınladı. Branya’da aldıkları kan, salya, idrar ve gayta örneklerini analiz eden bilim insanları genom, proteom, epigenom, metabolom,transkriptom ve mikrobiyom analizleriyle kapsamlı testler gerçekleştirdi.
Cell Reports Medicine dergisinde yayınlanan çalışma, Esteller tarafından koordine edildi ve Eloy Santos tarafından yönetildi. Çalışmanın temel bulgusu, Branyas’ın yaşlanmayı geciktirmiş olması değildi. Bunun yerine, biyolojisi aynı anda iki zıt model sergiledi. Esteller’in ifadesiyle; Branyas “büyüleyici bir ikilik sergiledi: aşırı yaşlanma ve sağlıklı uzun ömür sinyallerinin eşzamanlı varlığı.”
İleri Yaşlanmanın Belirgin İşaretleri
İleri yaşın işaretleri çok açıktı. Branyas’ın telomerleri (kromozom uçlarındaki koruyucu kapakçıklar) çok kısaydı, bağışıklık sistemi proinflamatuar özellikler gösteriyordu, B lenfosit popülasyonu yaşlanmıştı ve kan kök hücrelerinin mutasyonlara uğradığı yaşa bağlı bir durum olan klonal hematopoez mevcuttu. Bu değişiklikler genellikle lösemi, miyelodisplastik sendromlar, kardiyovasküler hastalıklar ve diğer ciddi durumların riskinin artmasıyla ilişkilidir.
Buna karşın, Branyas kanser, demans veya ciddi kardiyovasküler hastalık geliştirmedi. Bu zıtlık, çalışmanın en önemli mesajı olabilir: yaşlanma ve hastalık bazen moleküler düzeyde birbirinden ayrılabilir.

Koruyucu Biyolojik Özellikler
Yaşlanma belirteçlerinin yanı sıra, Branyas direnç ve sağlıklı uzun ömürle ilişkili birkaç özellik sergiledi.
Araştırmacılar, bağışıklık sağlığı, beyin sağlığı, kalp koruması ve mitokondriyal fonksiyonla bağlantılı nadir genetik varyantlar buldular. Kan profili, çok düşük VLDL kolesterol ve trigliserid düzeyleri ile genellikle “iyi” kolesterol olarak adlandırılan yüksek HDL kolesterol düzeyleri ile olağanüstü verimli bir lipit metabolizmasına işaret ediyordu. Ayrıca, kronik inflamasyonun yaşa bağlı hastalıkların bir tetikleyicisi olarak yaygın bir şekilde kabul edildiği için önemli bir faktör olan, olağanüstü düşük inflamasyon düzeyine sahipti.
Branyas’ın bağırsak mikrobiyomu da dikkat çekiciydi.
Branyas’ın vücudunda, anti-inflamatuar etkiler ve sağlıklı metabolizma ile ilişkili yararlı Bifidobacterium bakterileri yüksek seviyelerde bulunmaktaydı. Bu durum dikkat çekicidir, çünkü bu bakteriler genellikle yaşla birlikte azalır; ancak bazı yüz yaşın üzerindeki ve süper yüz yaşın üzerindeki kişilerde daha yüksek seviyelerde de bulunmuştur. Araştırmacılar, Branyas’ın hayatının son 20 yılında günde yaklaşık üç tabak yoğurt yediğini belirttiler; bu alışkanlık bağırsak mikrobiyomunu desteklemiş olabilir, ancak çalışma neden-sonuç ilişkisini kanıtlayamamaktadır.
Moleküler Düzeyde Beklenenden Daha Genç Çıktı
Belki de en şaşırtıcı sonuç, gen aktivitesini düzenlemeye yardımcı olan kimyasal tabaka olan epigenomundan geldi. Epigenetik saatler, biyolojik yaşı tahmin etmek için DNA metilasyon modellerini kullanır ve bu, kronolojik yaştan farklı olabilir. Birçok doku ve çeşitli saat yöntemlerinde, Branyas’ın biyolojik yaşı gerçek yaşından daha genç görünüyordu. Bir analizde 23 yıldan fazla bir fark tespit edildi.
Yazarların belirttiği gibi, bulgular, Branyas’ın bu kadar ileri bir yaşa kadar yaşamasının nedenlerinden birinin, hücrelerinin daha genç hücreler gibi “hissetmesi” veya “davranması” olduğunu gösteriyor. Maria Branyas’ta tespit edilen gençlik ve yaşa bağlı özellikler oldukça önemlidir.
Kaynak: Santos-Pujol et al., Cell Reports, 2025
Araştırmacılar, tek bir kişinin biyolojisinin 110 yaşını aşmak için evrensel bir formül sunamayacağı konusunda uyarıyor. Aşırı uzun ömür, muhtemelen genetik, yaşam tarzı, çevre ve şansın birada olduğu nadir bir karışımına bağlıdır.
Yine de Branyas, yaşlanmanın en zararlı sonuçlarının çoğundan kaçınırken aşırı yaşlanmanın izlerini taşıyan bir vücut için alışılmadık derecede net bir örnek sunuyor. Yazarlar şu sonuca varıyor: “Bu bulgular, insan yaşlanma biyolojisine yeni bir bakış açısı getiriyor, sağlıklı yaşlanma için biyo-belirteçler ve yaşam beklentisini artırmak için potansiyel stratejiler öneriyor,” diyor.
Uzun süre yaşamak için sağlıklı beslenme ve çevresel faktörler oldukça etkili olsa da insan da biraz da şans olması gerekiyor, sanırım. Yine de siz sağlığınıza dikkat edin. Aşırı işlenmiş gıdalardan uzak durun ve bağırsak mikrobiyomunuzu sağlıklı tutun.
Referans:
Castells, Marta Casado-Pelaez, Carlos A. García-Prieto, Claudia Vasallo, Ignacio Campillo-Marcos, Carlos Quero-Dotor, Eva Crespo-García, Alberto Bueno-Costa, Fernando Setién, Gerardo Ferrer, Veronica Davalos, Elisabetta Mereu, Raquel Pluvinet, Carles Arribas, Carolina de la Torre, Francisco Villavicencio, Lauro Sumoy, Isabel Granada, Natalie S. Coles, Pamela Acha, Francesc Solé, Mar Mallo, Caterina Mata, Sara Peregrina, Toni Gabaldón, Marc Llirós, Meritxell Pujolassos, Robert Carreras-Torres, Aleix Lluansí, Librado Jesús García-Gil, Xavier Aldeguer, Sara Samino, Pol Torné, Josep Ribalta, Montse Guardiola, Núria Amigó, Oscar Yanes, Paula Martínez, Raúl Sánchez-Vázquez, Maria A. Blasco, Jose Oviedo, Bernardo Lemos, Julia Rius-Bonet, Marta Torrubiano, Marta Massip-Salcedo, Kamal A. Khidir, Thong Huy Cao, Paulene A. Quinn, Donald J.L. Jones, Salvador Macip, Eva Brigos-Barril, Mauricio Moldes, Fabio Barteri, Gerard Muntané, Hafid Laayouni, Arcadi Navarro and Manel Esteller, 24 September 2025, Cell Reports Medicine.
DOI: 10.1016/j.xcrm.2025.102368

