Çarşamba , Ağustos 21 2019
Anasayfa / Bilimsel Gelişme / Alzheimer’a Bağlı Hafıza Kaybı İlk Kez Geri Döndürüldü

Alzheimer’a Bağlı Hafıza Kaybı İlk Kez Geri Döndürüldü

alzheimer tedavi edilecek
Soldaki Alzheimerlı Beyin , Sağdaki Normal Beyin

1 nolu bayan hastada 2 yıldır progresif hafıza kaybı vardı. Rapor yazma ve veri analizine dayalı işini  bırakmayı düşünüyordu. Aklı karışmışcasına araba kullanıyordu ve evcil hayvanlarının isimlerini birbirine karıştırıyordu.2 no’lu hasta ise iş yerinde daha önce aşina olduğu yüzleri unutmaya devam ediyor ,spor salonundaki dolabının  şifresini unutuyordu.Bu nedenle yardımcılarının hastaya günlük iş takvimini sürekli hatırlatması gerekiyordu. 3 no’lu hastanın hafızası o kadar kötüydü ki her şeyi kaydetmek için iPad kullanmak zorundaydı ve sonra onun da şifresini unuttu.Hastanın cümlelerinin ortasında düşüncelerinin devamını getirememeye başladığının çocukları farkındaydı. İşte bu gibi Alzheimer hastaları için artık belki de bir tedavi var.

İlk tanımlandığından beri 100 yılı aşkın süredir Alzheimer hastalığının(AH) etkili bir tedavisi bulunmamaktadır.Bu durum sonunda değişmek üzere olabilir; ilk kez  hafıza kaybını tersine çevirmek amacıyla yapılan geniş kapsamlı ve kişiselleştirilmiş yeni bir programa ait küçük bir çalışma.10 katılımcının 9’unda programın başlangıcından sonra 3-6 ay içinde hafızaları objektif ve sübjektif gelişmeleri gösterdi.Katılımcıların içinde çalışmaya katıldıkları zaman işlerinde çalışmakta güçlük çeken veya çalışmaya devam edemeyen 6 hastanın tümü gelişmiş performanslarıyla çalışmaya devam etti veya işlerine geri dönebildiler.Gelişmeler devam ettirilmelidir ve bu yazıdan itibaren en uzun hasta izlemi tedavinin başlangıcından sonraki bir buçuk-iki yıl olmuştur.Bu ilk on AH ile ilişkli hafıza kaybı olan ,amnestik(hafıza kaybına neden olan) hafif kognitif(bilişsel) bozukluk (aHKB) veya sübjektif kognitif bozukluk(SKB;bir hasta kognitif problemler belirttiği zaman) hastaları kapsamaktaydı.Geç evre Alzheimer tanısı konan bir hastada herhangi bir gelişme kaydedilemedi.

Alzheimer Hastalığı Araştırmaları için kurulan UCLA Mary S. Easton Merkezi ile Yaşlanma Üzerine Araştırmalar yapan Buck Enstitüsü’nün birlikte yürüttüğü çalışma hastalardaki hafıza kaybı geri dönebilir ve diyetteki geniş kapsamlı değişiklikleri,beyin uyarımını,egzersizi,uykunun en uygun hale getirilmesini,spesifik tıbbi ürünleri ve vitaminleri kapsayan 36 puanlık,karmaşık terapötik(iyileştirici) bir programı kullanarak ve beynin kimyasal yapısını etkileyen birkaç ek adım ile gelişmeler devam ettirilebilir.

“Aging(yaşlanma)” adlı online dergide çok cesaretlendirici bulguları yayımlandı.Bunun yanında,son zamanlarda sonuçlar kişisel anlatılanlara dayalıdır.Bu nedenle daha geniş çaplı bir kontrollü klinik çalışma gerekmektedir.”dedi Dale Bredesen,The Buck Enstitüsü’nde Prof.,UCLA’daki Easton Merkezi’nde Yönetici,The August Rose’da Nöroloji Prof. ve çalışmanın yazarı.

“AH olgusunda,hastalığın gelişmesine engel olan veya hastalığın ilerleyişini yavaşlatan bir ilaç yoktur,ilaçların sadece semptomlar üzerine ılımlı bir etkisi vardır”diye ekledi Dale Bredesen.”Geçtiğimiz on yılda Alzheimer ile bağlantılı 1 milyar doların üzerinde başarılı olmayan yüzlerce klinik deneme yapılmıştır.”dedi Dale Bredesen.

Kardiyovasküler hastalıklar,kanser ve HIV gibi diğer kronik hastalıklar kombine tedavilerin kullanımı sonucu geliştirildi.Alzheimer ve diğer bellek bozuklukları için geniş kapsamlı kombine tedaviler henüz bulunamamıştır.Geçtiğimizbir kaç on yıl önce,genetik ve biyokimyasal araştırmalar AH patogenezinde moleküler etkileşimlerin yoğun bağlantısını ortaya çıkardı.”Tüm bu bulgular tek bir hedefi amaçlayan tek bir ilaç yerinde daha geniş temelli bir terapötik yaklaşımın daha uygulanabilir ve Alzheimer’a bağlı kognitif gerileme tedavisi için potansiyel olarak daha  verimli olabileceğini akla getirmektedir.”dedi Bredesen.

Çeşitli laboratuarlardan yapılan genişletilmiş preklinik çalışmalar insan çalışmalarında potansiyel müdahale için tek  patogenetik hedefler belirledi(tek hedefli terapötik yaklaşımlar doğrulanmamıştır).AH altında yatan ağın içinde  çoklu hedefleri tespit etmek mümkündür ve her hedef göreceli olarak ılımlı bir şekilde etkilendiğinde bile başarılı olabilir.Başka bir deyişle çeşitli hedeflerin etkileri aditif veya sinerjistik bile olabilir.

Alzheimer hakkındaki ilaç denemelerindeki tekdüze başarısızlık hastalığın esas doğasını anlamamızı sağlayabilecek olan Bredesen araştırmasını etkiledi. Bredesen’in laboratuarı Alzheimer hastalığının sinir hücre sinyallerindeki bir dengesizlikten kaynaklandığı hakkında kanıtlar tespit etmiştir;normal bir beyinde spesifik sinyaller sinir bağlantılarını ve bellek onarımını teşvik etmektedir,dengeleyici sinyaller bellek kaybını desteklerken ilişkisiz bilgileri de unutulmasına izin verir.Ama AH’da bu karşıt sinyallerin arasındaki denge zarar görmüştür,sinir bağlantıları baskılanmıştır ve hatıralar kaybolmaktadır.

Çoklu hedefler modeli ve sinyal iletişimindeki bir dengesizlik,popüler inanışın aksine Alzheimer beyindeki yapışkan plakların birikiminin neden olduğu toksik bir hastalık olduğunu göstermektedir. Bredesen  plakların kaynağı olan amiloid beta peptidlerin beyinde sinir iletiminde sapmalara neden olan sinyalleri yükseltmek gibi normal bir fonksiyonu olduğuna inanmaktadır.Böylece Alzheimer hastalığında meydana gelen peptidlerdeki artış,bellek yapım ile bellek yıkımı arasındaki dengeyi hafıza kaybı yönüne kaydırmaktadır.

Tüm bu bilgiler ışında,Bredesen tek hedefli bir ajandan ziyade sistematik yaklaşımın daha iyi bir çözüm olduğunu düşünüyor.

“Alzheimer ilaçlarının varlığı tek bir hedefi etkilemektedir,ama AH çok daha karmaşıktır.İçinde 36 delik olan bir çatı hayal edin,ve ilacınız sadece bir deliği güzelce kapatabilir.İlaç çalıştığında tek bir delik onarılacak ama açıkta kalan 35 tane deliğiniz daha var,ve böylece sürecin temeli çok da fazla etkilenmemiştir.”

Bredesen ‘in yaklaşımı hasta bazında kişiselleştirilmiştir ve beynin esnek sinyal ağını neyin etkilediğini saptamayı amaçlayan genişletilmiş testlere dayanmaktadır.Örnek olarak,evinin yolunu bile unutan hasta bir iş talebinde bulunduğunda hastanın terapötik programı Bredesen’in programından bazılarından meydana gelmektedir,ama tüm bileşenleri içermez.Bileşenler şunlardır;

(1)9 kg’luk bir kilo kaybına yol açan tüm basit karbonhidratları hayatından çıkardı;(2)gluteni ve işlenmiş gıdaları diyetinden çıkardı,bolca sebze,meyve ve çiftlik üretimi dışında balık tüketti;(3)stresi azaltmak,yogaya başladı:(4)iş yerindeki stresi azaltmak için ikinci bir tedbir,günde iki kez 20 dk’lıkmeditasyona başladık;(5)her gece melatonin aldı;(6)her gece uykusunu 4-5 saatten 7-8 saate çıkarmak;(7)her gün metilkobalamin aldı;(8)her gün D3 vitamini aldı;(9)her gün balık yağı;(10)her gün KoenzimQ10 ;(11)elektrikli diş fırçası kullanarak ağız hijyenini en uygun hale getirdi;(12)hormon replasman terapisini yeniden kullanmaya başladı;(13)kahvaltı ile akşam yemeği arasında en az 12 saat aç kaldı,akşam yemeği ile uyku vakti arasında en az 3 saat vardı;(14)her hafta 4-6 gün günde en az 30 dk egzersiz yaptı.

Bu programın dezavantajı programın karmaşıklığıdır.Hastalar ve bakım verenlerin üzerine binen sorumluluğu takip etmek kolay değildir ve hastaların hiçbiri tüm protokole harfi harfine bağlı kalmamıştır.Kaydadeğer diyet,yaşam tarzı değişiklikleri  ve her gün gereken çoklu haplar en çok şikayet edilen iki şeydi.İyi haber ise yan etkiler dedi Bredesen.”Bu terapötik sistem pek çok ilacın yan etkilerinin tam aksine major yan etki olarak sağlığı geliştiriyor ve optimal bir vücut kitle indeksi oluşmasına yardım ediyor.

”Araştırmadaki 10 hastanın 9’u için elde edilen sonuçlar ışığında,hafıza kaybı geri dönüşlü olabilir ve terapötik programla gelişme devam ettirilebilir.”dedi Bredesen.”Bu ilk başarılı gösteri.”diye ekledi.Aynı zamanda uyardı,sonuçlar tekrarlanmalıdır.”Son kişisel anlatılanlara dayalı sonuçlar daha geniş bir deneme gerektirmektedir,burada sadece sonuçları onaylamak veya sonuçları çürütmek belirtilmektedir,ama rutin olarak başarılabilen gelişmelerin derecesi,ailesel Alzheimer hastalarında nasıl bir yaklaşım etkili olabilir,gelişmeler ne kadar devam ettirilebilir gibi önemli soruları belirlemek gerekmetedir.

Kognitif çöküş yaşlanan popülasyonun en önemli endişesidir.Günümüzde Alzheimer hastalığı Amerika’da yaklaşık 5.4 milyon kişiyi,dünya çapında da yaklaşık 30 milyon kişiyi etkilemektedir.Etkili önlemler ve tedaviler olmadan gelecekten beklentimiz çok da iç açıcı değil.2050’lerde muhtemelen sağlık sigortası sisteminin iflasına neden olacak  13 milyon Amerikalı’nın dahil olduğu dünya çapında 160 milyon insanın Alzheimer’a yakalanacağı öngörülmektedir.Birkaç kronik hastalığın aksine Alzheimer artmaktadır,son değerlendirmelere göre AH ABD’de kardiyovasküler hastalıklar ve kanserden sonra, önde gelen üçüncü ölüm sebebi haline gelmiştir.

Kaynak : http://medicalxpress.com/news/2014-10-memory-loss-alzheimer-reversed.html#ajTabs

Facebook Yorumları

Bu haber 14020 kez görüntülendi.

Hakkında Gökhan Bahtiyar

1989 Bulgaristan'ın Kırcali şehrinde dünyaya gözlerimi açtım.Ailemin zorunlu göç sebebiyle 1990 yılında Türkiye'ye göç etmesiyle İzmir'de yaşamaya başladım.2007 yılında İzmir Atatürk Lisesi'nden ve akabinde 2013 yılında da Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden başarıyla mezun oldum. İzmir Kâtip çelebi üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri'de ihtisas yapmaya hak kazandım.Çok sevdiğim tıbbın bilinmezlerle dolu psikiyatri alanındaki son gelişmeleri sizlerle paylaşmaktan onur duyacağım.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yeni Süperiletken Sayesinde Kuantum Bilgisayarların Dönemi Başlıyor

Yeni bulunan süperiletken sayesinde, kuantum bilgisayarların yapımındaki en büyük zorluk aşılmış olabilir. Araştırmacılar bu buluşun …

2 yorumlar

  1. HATİCE PAYDAK

    Böyle bir konuda beni bilgilendirdiğiniz için çok sevindim ancak ülkemizde bu konuda neler yapılıyor-yapılıyormu bunlarla ilgili bilgiler verebilirseniz sevinirim örneğin genetikmidir beslenmeyle yaşam tarzıyla ilgileri nedir tekrar teşekkür eder bilgilendirirseniz sevinirim

    • Alzheimer ‘ın hem genetik hem de sağlıklı beslenmeyle bağlantılı olduğu düşünülüyor. Ayrıca ülkemizde geliştirilen bir tedavi olduğunu duysak da, henüz bu araştırma hakkında detaylı bilgimiz yok. Haberimizde geçen araştırma Alzheimer’ı geri döndürebilmesi açısından eşsizdir. Bu konuda pek çok araştırma ve tedavi halen geliştirilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.