Salı , Ağustos 22 2017
Anasayfa / Astronomi / Evrenin Genişlemesi İçin Karanlık Enerjiye Gerek Olmayabilir

Evrenin Genişlemesi İçin Karanlık Enerjiye Gerek Olmayabilir

Lambda-CDM modeline göre evrenin % 68’inin oluşturan karanlık enerji, yeni yapılan simülasyonlara göre var olmayabilir. Lambda Soğuk Karanlık Madde Modeli’ne göre evrenin genişlemesine neden olduğu düşünülen  evrenin % 68’ini karanlık enerji, % 27’sini karanlık madde , bildiğimiz maddenin %5’ini oluşturduğu düşünülür.

Yeni yapılan simülasyonlarda, evrenin nasıl ivme kazanarak genişlediğini açıklamak için karanlık maddeye ihtiyaç olmadığı sonucuna vardılar. Ayrıca bu yapılan hesap mevcut gözlemler ve genel rölativiteyle istikrarlılık gösteriyor.

1915’de yayınlanan Einstein’ın genel görelelik(rölativite) teorisi, evrenin Büyük Patlama ile 13,8 milyar yıl önce genişleyerek bugünkü haline geldiğini öne süren teorinin temelini oluşturur. Asıl problem ise devreye giren denklemlerin çok karışık olmasıdır, bu nedenle fizikçilerin, sürekli pratik çalışmak için parçaları basitleştirmiş ve aşırı sadeleştirmiş olmalarıdır. İşte modeller bu basitleştirilmiş teorilerden oluşuyorsa, küçük kartopları çığ gibi büyüyerek, devasa farklara neden olabiliyor.

“Einstein’ın genel rölativite denklemleri , evrenin genişlemesini çok karmaşık bir matematikle tanımlıyor. Bu nedenle 100 yıldır kozmik yapıların etkisine dair çözüm olmadı. Yapılan çok hassas süpernova gözlemleri, evrenin ivmelendiğini fakat aynı zamanda da  Einstein’ın denklemlerinin yaklaştırmalarına dayandığından ciddi yan etkilere neden olabilir. Aynı gözlemsel veriye uygun tasarlanan karanlık enerji ihtiyacı gibi,” diyor araştırmanın yan yazarlarından Dr László Dobos.

Kırmızı Lambda-CDM Modeli, Mavi Yeni Avera Modeli,Yeşil ise Einstein-de Sitter modelidir.




Karanlık Enerji Nereden Çıktı ?

Karanlık enerji asla doğrudan gözlenmedi, onu ancak diğer cisimler üzerinde çalışabildik. Özellikleri ve mevcudiyeti halen saf olarak teorik, bu da mevcut modellerdeki boşlukları doldurmaya yarıyor.

Type Ia süpernovasını temel alan bu gizemli kuvvet ilk olarak 1990larda öne sürüldü. Bazen  buna standart mumlar da denir. Bunun yıldızların mesafelerini belirlememize nasıl katkısı olduğunu anlamak zor değil. Arkadaşınızın parlaklığını iyi bildiğiniz bir ışık kaynağını; örneğin bir mumu, sizden yavaşça uzaklaştırdığını düşünün. Ters kare kuralına göre parlaklık uzaklığın karesi oranında azalacaktır, bu sayede parlaklığı ölçümleyerek uzaklığı belirleyebilirsiniz.(1) İşte bu şekilde astronomlar nesnenin ne kadar uzakta olduğunu açıklıyorlar.

Bu araştırma enstrümentaldir ve karanlık enerjinin evrenin giderek hızlanarak genişlediği fikrinin yaygın ve kabul edilir kıldı. Teoriyi ortaya atan bilim insanları 2011’de Nobel Fizik ödülünü aldı. Fakat diğer araştırmalarda bu sonucun doğruluğu sorgulandı ve kozmosa dair daha kesin bir resmin yazılımı geliştirilmeye çalışıldı. Böylece genel rölativite teorisindeki pürüzler daha iyi ele alınabilecekti.

Macaristan Eötvös Loránd Üniversitesi ve Hawaii Üniversitesi’nde yapılan yeni araştırmayla , karanlık enerjinin keşfedilmesi için , teoriye yapılmış sadeleştirmeler ortaya çıktı. Araştırmacılar evrenin nasıl oluştuğunu bilgisayar simülasyonuna uyguladı. Büyük ölçekli yapı öyle görünüyor ki, köpük yapısına bürünüyor galaksiler ince duvarda bulunan her bir kabarcığa denk geliyor, fakat ortadaki büyük yapılar çoğunluk hem normal , hem de karanlık maddeden yoksunlar.

Ekip kütleçekiminin bu yapıyı nasıl etkilediğini simüle ettiler ve şunu buldular, evren düzgün ve eşit miktarda genişlemek yerine farklı bölgeler farklı hızlarda genişliyor. En önemlisi de tüm bu ortalama genişleme hızı halen aynı  ve noktalar hızlanarak genişliyor. Son sonuca ekip Avera modeli diyor.

“Genel rölativite teorisi evrenin evrilmesini anlamamızın temelidir. Biz onun doğruluğunu sorgulamıyoruz, biz yaklaşık çözümlerin doğruluğunu sorguluyoruz. Bulgularımız genişlemesine imkan tanıyacak matematiksel hesaplamaya dayanıyor ve genel göreliliğe uygun  ve de kompleks madde yapılarının formasyonunu genişlemeyi nasıl etkilediğini gösteriyor. Öncesinde bu gibi sorunlar halı altına süpürülse de, onları hesaba kattığınızda, hızlanma için karanlık enerjiye ihtiyaç olmadığını görüyorsunuz.

Eğer araştırma incelenirse fiziğin yönü değişebilir. Araştırma Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde yayınlandı.

Videoda farklı modelleri görebilirsiniz.

Kaynak :  Royal Astronomical Society

 http://newatlas.com/dark-energy-existence-questioned/48708/

(1) http://www.kozmikanafor.com/kozmik-mesafe-merdiveni-uzakliklari-nasil-olcuyoruz/

 

Facebook Yorumları

Hakkında Oğuz Sezgin

Bir bilim sever ve kimyager olarak, internetteki eksikliği görerek Gerçek Bilim’i 2012'de kurdum. Bu sitede gördüğünüz pek çok bilim ve teknoloji haberini oldukça ciddi kaynaklardan toplayarak sizin için araştırıyor, çeviriyor ve geliştiriyorum. Gerçek Bilim'deki diğer yazarlar ve ben, her gün baş döndürücü şekilde gelişen bilim ve teknoloji haberlerini size aktarmaktan kıvanç duyarız.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Devrimsel Buluş Yaraları Bir Dokunuşla İyileştiriyor

Ohio State Üniversitesi’nden bilim insanları  vücuttaki her tür hücreyi onarabilecek bir doku tedavisi geliştirdi. Tissue …

Bir yorum geldi

  1. Karanlık enerji ve türevlerini araştırmak ve daha geçerli bir teori oluşturmak adına, 2018’de devreye girecek James Webb uzay teleskobu işte bu yüzden çok önemli.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*