Pazartesi , Ekim 23 2017
Anasayfa / Bilimsel Gelişme / Beyin Ağlarında 11 Boyutlu Yapılar Keşfedildi

Beyin Ağlarında 11 Boyutlu Yapılar Keşfedildi

Çoğu insan için dördüncü boyutu anlamak bile, hayal gücünü zorlasa da yeni yapılan bilimsel bir araştırma beyindeki ağ yapılarının 11 boyuta kadar çıkabileceğini gösteriyor. Yeni yapılan bu devrimsel çalışma sayesinde beynin en derin yapısal gizemleri aydınlatılabilecek.

Cebirsel topoloji bugüne kadar nöro bilimde hiç kullanılmamıştı. İşte Blue Brain Projesi ekibi beyi ağlarının çok boyutlu evrensel geometrik yapılarını ve boşluklarını açığa çıkardı.

Frontiers in Computational Neuroscience dergisinde yayınlanan araştırma, her nöronun nasıl bir diğer nörona bağlanarak, çok spesifik bir yolla kesin bir geometrik cismi nasıl ürettiğini ortaya koyuyor. Gruptaki nöron sayısı arttıkça, geometrik cismin boyutu da yükseliyor.

“Hayal bile edemeyeceğimiz bir dünya bulduk. Beynin ufacık bir noktasında bile, 7 boyuta çıkabilen bu nesnelerden on milyonlarca var. Bazı ağlarda ise bu yapılar 11 boyuta çıkabiliyor,” diyor Blue Brain Projesi direktörü Prof. Henry Markram

“Bu çeşit çalışmalarda uygulanan matematik, bizim gördüğümüz berraklıkta, yüksek boyutlu yapıları göremiyor.”

Çok Boyutlu Yapıları Açıklamak İçin Cebirsel Topoloji

4 boyut bile hayal gücümüzü zorlarken, 5,6 ve hatta daha fazla boyut çoğumuz için oldukça kompleks. İşte bu aşamada cebirsel topoloji devriye girerek, herhangi bir boyutu tanımlayabiliyor. Bu çalışmanın cebirsel topolojisi ise EPFL’den Kathryn Hess ve Aberdeen Üniversitesi’nden Ran Levi tarafından yapıldı.

“Cebirsel topoloji aynı anda hem teleskop hem de mikroskop kullanmaya benziyor. Aynı anda ağlardaki gizli yapılara da bakabilirsiniz – ormandaki ağaçlar gibi—ya da boşlukları – ağaçsız alanları aynı anda görebilirsiniz,” diyor Hess.

2015 yılında, Blue Beyin neokorteksin ilk dijital kopyasını yayınladı ki, bu beyni duyular, hareketler ve bilinçle en çok evrilen kısmı. Son araştırmada, cebirsel topoloji kullanarak, sanal beyin dokusu üzerinde çoklu testler yapılarak bugüne kadar şans eseri bile tespit edilemeyecek çok boyutlu beyin yapıları keşfedildi. Sonrasında deneyler Blue Brain’in ıslak laboratuarında gerçek beyin dokusu üzerinde gerçekleştirildi. Sanal doku ile gerçek doku arasında biyolojik olarak ilişki olduğu ve ayrıca beynin sürekli bu gelişim aşamasında yeniden bağlanarak mümkün olduğunda çok yüksek boyutlu yapılar ortaya çıkardığını gösterdi.

Araştırmacılar sanal beyin dokusuna uyaran verdiğinde, gruplar progresif  bir şekilde birleşerek anlık olarak en yüksek boyut deliklerine yaklaştılar yani araştırmacıların bahsettiği boşluklara. “ Yüksek boyutlu boşlukların görünmesi , beynin nöron ağlarının uyarımı ile bilgiyi işlemesiyle en üst organize olma durumudur.Beyin uyaranla reaksiyona girdiğinde; çubuklardan(1D),desteklere(2d),küplere ve sonra da çok daha kompleks 4D, 5D gibi cisimlere dönüşüyor. Bu aktivite prosesi çok boyutlu kumdan kalelere benziyor, sonrasında kumun ayrışması gibi yeniden çözünüyor”,diyor Levi.

Araştırmacıları asıl büyük soru ise, görevlerin karmaşıklığının, bu çok boyutlu kum kalelerinin karmaşıklığına bağlı olup olmadığıdır.

Bugün nörobilimin anlamakta zorlandığı konulardan biri olan beynin nereden anıları depoladığındaki gizem, belki de bu gizlenen çok boyutlu boşluklardan geçmektedir.

Kaynak :https://www.sciencedaily.com/releases/2017/06/170612094100.htm

Referansı :

  1. Michael W. Reimann, Max Nolte, Martina Scolamiero, Katharine Turner, Rodrigo Perin, Giuseppe Chindemi, Paweł Dłotko, Ran Levi, Kathryn Hess, Henry Markram. Cliques of Neurons Bound into Cavities Provide a Missing Link between Structure and FunctionFrontiers in Computational Neuroscience, 2017; 11 DOI: 10.3389/fncom.2017.00048
Facebook Yorumları

Hakkında Oğuz Sezgin

Bir bilim sever ve kimyager olarak, internetteki eksikliği görerek Gerçek Bilim’i 2012'de kurdum. Bu sitede gördüğünüz pek çok bilim ve teknoloji haberini oldukça ciddi kaynaklardan toplayarak sizin için araştırıyor, çeviriyor ve geliştiriyorum. Gerçek Bilim'deki diğer yazarlar ve ben, her gün baş döndürücü şekilde gelişen bilim ve teknoloji haberlerini size aktarmaktan kıvanç duyarız.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Deniz Suyundan Hidrojen Elde Eden Katalizör Geliştirildi

Normalde deniz suyundan hidrojen elde etmek mümkün fakat bunun için elektrik enerjisi gerektiğinde,n işlem oldukça …

3 yorumlar

  1. İsmail Gültekin

    İnsan beyni yaşadığımız yüzyılda ancak 1/10 unu kullanmaktadır. Unutmayalım ki kullanım potansiyelimiz yüzde yüz oranındadır. Biz 110 000 kelimelik türkçe potansiyeline rağmen günlük 400 kelimeyle günü kurtarıyoruz. 30 000 kelimeyle konuşmayı başarırsak bilim dili seviyesine ulaşacak ve kendi bilimsel literatürümüzü oluşturacağız. Sicim Kuramı doğru veya yanlış fakat 10 mekan+1 zaman boyutundan bahsedilir iken biz Türk insanı bu gerçekleri de düşünmeliyiz. Bu gerçekler dünya bilim çevrelerinde keşfedilirken biz kulağımızın üzerinde yatmaktayız. Bazı yetkili merciler diyorlar ki onlar icat eder bizler de onlardan paramızı verir satın alırız. Selam ve saygılarımla.

  2. CERN Nükleer Bilim Akademisi Larg Hadron Collider deneyiyle Süpersimetriyi bulabileceğini umuyordu. Ancak Deney hüsranla sonuçlandı. Süpersimetri yoksa Sicim Kuramıda yok. Bu kuram 11 boyutlu evreni tanımlıyordu. Dolayısıyla Kuantum Kütleçekimde aynı zamanda bir hayal oldu. Ancak CERN bu deneyi yalanlarsa birşeyler olabilir. Şu durumda umut Halka Kütleçekim kuramı diyorum. Ancak burda beyin denilen mucize organımızın 11 boyutlu olması beni düşündürdü. Yine dört boyutlu evren kuramı geçerli. Çünkü Halka Kütleçekim Teorisi 5 boyutlu uzayda geçerlidir. Yani Anti-de sitter uzayı. Beyin ve evren de aynı şey mi bilemiyorum. Saygı ve sevgilerimle.

  1. Pingback: Beyin Ağlarında 11 Boyutlu Yapılar Keşfedildi - Herşeyolog

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*